Paradox Siyahı

30 Temmuz 2012

Geç uyanıp geç uyumak arasında ne fark var hiçbir zaman bilemedim ikisini de  yaptım her zaman. Duyduğum kadarıyla şöyle ki; geç uyuyup geç uyanmak tembellik, erken uyuyup erken kalkmak ise zekiliğin göstergesi, saat farkının aynı olduğunu anlamayacak kadar. Fakat sorun şu ki uyumayı oldum olası sevmedim…

Muhabbetini pek sevmediğim o kuş uyandırıyor yine,

boğasım geliyor! ama o da can… kuştur, bağırır. (askerdir, ölür gibi)

basit bir kahvaltı ve düşünceli fakat ne düşündüğünü bilmeyen gözlerle süsledim tabloyu, onlar da izlediler düşünceli düşünceli, notlar aldılar.

Yemek yeyip enerjimin arttığını farkedince tek hissettiğim robotluk oldu, boşluğa düştüm, değersizleştim bir an… Nedenini hâlâ bilmem.

Bu kadar basit olmamalı!

Balkona çıktık boyalarımla, yeni notalar nakşeyledik.  Garip bakışlar her zaman ilgimi çekmiştir.  Sabit kalmam hiçbir zaman, hard rock bir şarkıda ney’in de kullanılabileceğini düşünmüşümdür hep. Düşünmüşümdür hep, bazense ne düşündüğümü… Müzik olmasaydı, susuz klozet gibi olurdu her şey. Betimlemesi bile iğrenç. Boyalar, notalar, göreceli beyaz bir sayfa ve İstanbul…

Bazen,

delirdiğimi hissediyorum. Fakat bunu hissettiğimi hissettikçe delirmediğimi anlıyorum.