Damla Senfonisi

04 Ağustos 2012

Geç kaldım biraz, ama güç olasın diye yaptım elimden geleni. Affın olsun,Baphe! Sana döndüm bak içime doğru, karanlık. Sarılıyorum, sonra yok oluyorsun bir anda, ellerim bedenime kavuşuyor, solum sağım. Yara bere içinde her yanım. Söküp almak istiyor karanlık seni, izleri bunlar, çürük dizlerim. Baphe! Yoruldum, ama henüz bitmedi gücüm. Tamam, git, ama gel geç olmadan geri. Yaralarım bedenimden büyük olursa, kaybolurum içimdeki karanlığında…

Güneşin hep doğmasından sıkılan bir insanım ben, fakat yağmurun yağmasından değil. Her damla farklıdır, güneş ise sıkıcı. Melekler indirirmiş her bir damlayı, bu yüzden karışmazlarmış birbirine. Yağmur karanlıktır, bilinçaltım da öyle. Haliyle seviyorum yağmuru altında ben olduğum sürece.  Besliyor bedenimi ve hayallerimi her bir damla, büyüyor içimde bazı şeyler paralel olarak ağaçlarla.

Güç mü oldu yoksa? Bulutlar şahidim olsun ki dokunmadım hiçbir çiçeğe senden başka. Dinle, şimdi başlıyor! Yaprakların çığlığını dinle, tam rüzgarın vurduğu anda üzerine düşen onlarca damla ve farklı tellerde çalan binlerce yaprak senin için olsun. Gök gürültüleri arasından sızan neyin sesi doldursun içini parmaklarımdan koparak. Otur, söyle sen de hazır gelmişken gözlerinle. 

Müziği dinlemek ve anlamak farklıdır. Bir piyano çoğuna huzur verse de kimi için kalp atışlarıdır her nota paralel olarak. Bakmak ve görmek gibi, dinlemek ve anlamak. Müzik her yerdedir, bulaşık yıkarken bile bir müzik vardır farkında olmadığımız. Kalp atışlarımıızın bile bir ritmi olması da buna örnek olarak verilebilir. Heavy Metal türü dinleyenler bilir, müzikte bazen ritm bir kenara bırakılıp gitar ağlatılmaya başlanır, nirvana da denir buna, dinleyicinin çıldırdığı noktadır, o dakikadan sonra müzikten daha bir şey beklemez, ölümü tadar, alacağını almıştır, ve gitarist estetik bir şekilde nirvanadan iniş yapar, huzur verir. Kalbimiz de bir gitar gibi, ritmik devam eder, bir süre sonra artık dayanamaz, ritmi bozar, o an artık hiçbir şey bekleyemezsin, yükselir ve yükselir. Bir “tık” gibi biter her şey, yavaş yavaş kapatırız gözlerimizi…

Bir dakika sonra ölecekmiş gibi dolu dolu baktım hep gözlerine, sen de sanki hiç ölmeyecekmiş gibi sevdin bakışlarımı… Baphe! Git bari ama peşinde götür beni de. Yağmursuz kalırsın, kırılır dalların dökülen yapraklar gibi. 

Bazen nirvanada olduğumu hissediyorum, meğer damlıyormuşum gözlerine.

Her damlada arınıyorum günahlarımdan. Senden sonra hiç günah işlemedim, ama layık görmüyorum kendimi dallarına. Her dakika, her saniye ıslanmak istiyorum. Mükemmel olmak istiyorum ve yağmur yağsa da uçan bir kuş kadar özgür…

Yağmur yağarken evde durmayı, güneş varken de denize girip ıslanmayı severler, anlayamam gider. Hiç kimsenin felsefesiyle tam olarak uyuşmadım, sadece parçalar gördüm farklı insanlardan üzerimde. Sevemedim insanları, psikolojik ve dünyevi bir savaş içindeler hep. Bir koşuşturmaca, konuşma isteği, gerilim, adrenalin. Hiçbir zaman böyle olamadım, belki böyledir doğası insanlığın, ama sevemedim. Haliyle insanları da. Eksikliğini de çekmedim, eksiltmeye çalışıldım ama. Hayvanlar savaşarak amacına ulaşır diye bilirim hep. Bu yeter bana, yağmur temizler, müzik huzur verir ve muhabbet eder, kitaplar da hakeza, çiçekler ise yalnız olmadığını gösterir. Bu böyledir.

Diniyor yağmur, bitiyor müzik. Gidiyor musun..? Gözlerime bak o zaman yine sonsuza kadar ölmeyecekmiş gibi. Öyle git, ama gel yine. Bekleyeceğim dört gözle yağmur  yağmasını. Ama gelmezsen, bir “tık” gibi biter her şey, yavaş yavaş kapatırız gözlerimizi…

müzik: http://www.youtube.com/watch?v=9IrWyZ0KZuk

Reklamlar

eleştir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: