Gri

02 Aralık 2012

77412

…Uyandı, gözleri alıştı bir iki saniyede dünyaya. Minik çekmecenin üzerinde bira, yarısı dolu. Yanında bardak irice. Damağında acı tadını hissetti görünce. Oda, gri tonda, minik raflar asılı, virgüllerle dolmuş gibi ev. Kırışıklığı gibi çarşafın, yatağın boş tarafındaki. Yorgun sırtı, vidaları gibi rafların. Uyuduğu anı bilmeyip uyandığında farkına varmak gibi uyuduğunun. Dağınıktı saçları gökyüzü gibi, ve yaklaşık yarım saat sonra gözleri, bir ulu çınar ağacı. Kapısı eskiydi bu odanın ama görünmüyordu dışarıdan içerisi. Kapının dışında kaç kapı daha vardı bilinmez ama pencereden atlamayı da düşünmüyor değildi arada, güveni sarsıldığında kapının dışına. Belki o zaman kırılırdı kapılar.  Alışmışlık, bağımlılık bu odaya. Ayağa kalktı, çekmeceleri karıştırdı ilginç bir şey bulmak için. Bulamadı, çekip duvara fırlattı sonra. Rafa geldi, döküldü tüm kitaplar. Sırtını ağrıttı bu hareketi, epey. Yoruldu, uzandı tekrar. Farkında değildi sonra ama, uyumuştu çoktan…

Ma salitude, mon hermigate, mon repos. 

Reklamlar

eleştir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: