Dimmu Borgir – Hunnerkongens Sorgsvarte Ferd Over Steppene Çevirisi ve Attila

22 Ocak 2013

Dimmu Borgir

208327_208527402504420_193669387323555_721767_6932287_n-503x250

1993 yılında Shagrath, Silenoz ve Tjodalv tarafından Oslo, Norveç‘te kurulmuş senfonik black metal grubudur. Grubun adı; Eski Nors dili, Faroece ve İzlandaca’da “karanlık kuleler” anlamına gelir. Grubun adı İzlanda’daki Dimmuborgir volkanik oluşumdan türemiştir. Yıllardır birçok kez üye değişikliğine giden grupta, kurucular gitarist Silenoz ve vokalist Shagrath değişmeden kalan elemanlardır

bu yazıda kültürlerin müzik(genel olarak sanat) üzerindeki etkisi üzerine bir örnek oluşturmak istedim. daha açık olmak gerekirse bize yakın bir kültürün, uzak bir sanat dalı üzerindeki etkisi bu yazıda sizlerle olacak. çeviri bana, şarkı da yukarıda bahsini ettiğimiz, sert kafalar, dimmu borgir’a ait. buyrunuz…

Hunnerkongens Sorgsvarte Ferd Over Steppene

Sözleri;

Hunnerkongens Sorgsvarte Ferd Over Steppene

Endeløst du kriget på steppene
Nadeløst du herjet i fjellene
Du tok dine seire med storm
Knuste fienden ved din hand

Åh, Attila!
Gjør meg til din tjener
Åh, Attila
Ta meg til din hæær

Du levde i mørket
Du vandret i sorg
Du plyndret med sal til hest
En stolt og stridig konge
Som erobret hver en borg
For så å heise fanen til fest

Attila, hunnernes konge
Krigenes herre, vår far
Du hentet din styrke fra mørke
Og på tokt med deg jeg nå drar

Çevirisi;

[Hun Hükümdarı’nın Acısı – Bozkırlarda Kara Seyahat ]
Hiç durmadan steplerde savaştın
Acımasızca dağları perişan ettin
Zaferlerini fırtınayla aldın
Ellerinle düşmanları ezdin
Oh, Attila!
Beni hizmetçin yap.
Oh, Attila!
Beni orduna al.
Karanlıkta yaşadın
Keder içinde dolaştın
At üstünde çelikle yağmaladın
Gururlu ve inatçı bir kral!
Ne kadar kale varsa fethedildi
Böylece bayram için bayrak kaldırıldı
Attila, Hunlar’ın kralı!
Savaşçıların kralı, babamız
Gücünü karanlıktan aldın
Ve talan ederken şimdi ben de seninleyim.

Attila

Attila

Hayatı;

Babası Muncuk Han (Boncuk Han)’dır. Amcası Rua, onu babası öldükten sonra bozkırda tek başına yaşamaya çalışırken bulmuş ve yanına almıştır. Vizigotlara karşı Roma İmparatorluğu‘yla ittifak yapan Attila, bir süreliğine Roma‘ya Flavius Aetius‘un davetlisi olarak gitmiştir. Rua’nın ölümü üzerine, kardeşi Bleda ile birlikte Hun İmparatorluğu’nun ortak hükümdarı olmuştur. Bleda 445 yılında ölünce, Attila tek başına Hun hükümdarı olmuştur. Daha sonra aşık olduğu esir kızla (Nakara) evlenen Attila’nın bir oğlu olmuş, eşi Nakara doğum sırasında hayatını kaybetmiştir.

Hükümdarlığı boyunca ordusu ile Batı ve Doğu Roma İmparatorluklarını sık sık istila eden Attila, Orta Çağ kaynaklarında acımasızlığı ile anılır. Bu nedenle de Avrupa’da “Tanrının Kırbacı” (Latince: Flagellum Dei, İngilizce: Scourge of God, İtalyanca:Flagello di Dio, Fransızca: Fléau de Dieu) olarak tanınır.

Buna karşılık Germen (Alman) efsanelerinde Attila, çok büyük ve iyiliksever bir hükümdardır. Attila’nın sarayında birçok Germen hükümdarı yaşar. Nibelungen Destanı, Hun-Germen mücadelelerinden meydana gelir. Bu hikâyelerde Attila, Etzel adında büyük otoriteye sahip, barışsever ve yalnız asilere karşı kılıç kuşanan asil ruhlu bir hükümdardır. Avrupa Hun İmparatorluğunun başkenti olan Etzelburg adının buradan geldiği bilinmektedir. Aetus ile yaptığı Katalon Savaşında Roma ordusu dağılmış, Batı Got kralı Theodeirch ölmüştür. Atila ordusunu dinlendirerek kaçan Aetus’u takip etmedi.

Batı Roma İmparatorluğuna sefer yaparken Papa’nın araya girmesiyle Attila Roma’yı fethetmedi ve vergiye bağladı. Attila 453 yılında son eşi tarafından gerdek gecesi öldürüldü.

Mezarının nerede olduğu bilinmemektedir. Cenazesine katılanlar, mezarın yerinin bilinmemesi için öldürülmüştür. Ama tarihçiler arasında Tuna Nehri‘nin yatağının bir süreliğine değiştirildiğine ve hazineleriyle birlikte Attila’nın nehrin altına gömüldüğüne, daha sonra da nehir yatağının eski haline getirildiğine dair yaygın bir inanış vardır. Nehrin aşırı uzunluğundan ve bir çok ülkeden geçtiği için bürokratik sorunlar çıkacağından kazı çalışması yapılamamaktadır.

Günümüzde, Attila bazıları için kahraman (özellikle Türk ve Macar kültüründe), bazıları için ise barbarların atası (Avrupa kültüründe) olarak alınır. Fakat Attila barbar değildi, çünkü Avrupa’ya Asya uygarlığının önemli öğelerini ve özelliklerini Hunlar götürmüştür.

Görünüşü, karakteri;

Attila’nın görünümü ile ilgili bilgiler genelde ikinci el kaynaklardır. Ancak kendisini bizzat gören Priscus isimli tarihçi Attila’yı şöyle açıklıyor:

“Kısa boylu, geniş göğsü ve başı olan, gözleri küçük, burnu yassı ve ince grimsi sakalları olan, bronz tenli.”

Batı kaynakları ona “Tanrının Kırbacı” ismini verdi. Attila’nın isminin kaynağı tartışmalara neden olmuştur. Türk kaynaklarına göre Volga Nehri‘nin eski ismi olan Atıl/İtil/Atal kelimelerine oralı anlamı veren illa kelimesiyle birleşmesi sonucu Attila ismi oluşmuştur. Diğer bir görüşe göre at/atıl/atılmak anlamına gelir.  Diğer bir Türk efsanesine göre ise kendisine Atlı Han da denirdi. Macar kaynaklarına göre yargı anlamına gelen Ítélet kelimesinden türemiştir.  İngilizce’ye Etele, Etla olarak geçmiş, Almanca’da ise Etezel olarak geçmiştir. Macaristan’da yaygın kullanım Attila iken Türkiye’de Atilla veya Atila şeklindedir. (wikipedia)

Reklamlar

eleştir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: