LBNECA~1

Çoklarından da düşüyor da bunca
Görmüyor gelip geçenler
Eğilip alıyorum
Kahve, otel köşesinde
Solgun bir gül oluyor dokununca.

Ya büyük şehirlerin birinde
Geziniyor kabalık duraklarda
Ya yurdun uzak bir yerinde
Kahve, otel köşesinde
Nereye gitse bu akşam vakti Yazının devamını oku »

tumblr_m0um1yd6hx1r648w2o1_400-57B2-4F0A-1B1DPosta arabalarından söz et bana
Kan var bütün kelimelerin altında
Ezop’un şu lanetli dilinden söz et
Kan var bütün kelimelerin altında
Umulmadık birgün olabilir bugün
Aslan kardeşçe uzanabilir kayalıklara
Bir çay söyle yağmurların kokusunda
Kan var bütün kelimelerin altında
İşte durup dururken şurda
Bir yelpaze gibi açıldı sesin
Güzün en gürültülü kanadında
Göğün en ince dalında Yazının devamını oku »

Umman

22 Şubat 2013

halil-cibran-ermis

Uyanık olduklarıda bana derler:
“Sen ve içinde yaşadığın kainat,
uçsuz bucaksız bir ummanın
uçsuz bucaksız sahilinde bulunan
bir kum tanesinden gayrı nesiniz ki”
Düşümde ben de onlara şunu derim:
“Benim, o uçsuz bucaksız umman.
Bütün kainatlar ise
benim sahilimdeki
kum tanelerinden gayrı bir şey değil.” Yazının devamını oku »

Istvan Örkeny: Yuva

15 Şubat 2013

Istvan Örkeny, Macaristan (1912-1979)

Küçük kız daha dört yaşındaydı, biriktirdiği azıcık anı da muhtemelen çoktan uçup gitmişti aklından, annesi kendilerini bekleyen değişikliğe hazırlamak için onu dikenli tellerin yanına götürdü ve oradan, uzakta giden treni gösterdi.

-Mutlu değil misin? Bak, o tren bizi de eve götürecek.

-Peki o zaman ne olacak?

-O zaman kendi evimizde olacağız. Yazının devamını oku »


pablo-neruda1

ÇOCUĞUNDAN AYAĞA

Çocuğun ayağı bilmiyordu bir ayak olduğunu daha,
bir kelebek olmak istiyordu ya da bir elma.

Ama sonra, cam kırıkları ve taşlar,
merdivenler ve sokaklar,
zorlu yolları toprağın,
öğrettiler ayağa uçamayacağını,
bir meyve olamayacağını etrafında bir dalın.
O zaman ayağı çocuğun,
Yıkıldı, düştü
ortasında  savaşın,
esir alındı,
ve mahkum oldu yaşamaya içinde bir pabucun.

Yavaş yavaş, hiç ışıksız, Yazının devamını oku »