gerçek bir istanbullu: mehmet güreli

13 Ağustos 2014

mehmetgureli

bugün “istanbullu” diyebileceğim bir insan tanıdım. adam demeye dilim varmıyor. zira böyle dolu kişiler cinsiyetsizdir gözümde. onu erkekliğe sıkıştırmak istemem. 1949 yılında doğarak dünyanın tam dolunacak çağına denk gelmiştir bence. eğitim hayatı gösterişli geçen mehmet güreli, onu tanıdığım gün yazımın konusu olacak. bu yazıda size bir biyografik metin sunmaya niyetim yok. gayet, hep beraber tanışacağız mehmet güreli’yle.

bugün rutin internet gezintimi yaparken “kimse bilmez” adlı şarkısı karşıma çıktı, keşfetme niyetiyle açtım. daha ilk saniyelerde etkilendiğim için peşini bırakmak istemedim ve itiraf etmem gerekirse kendisini bülent ortaçgil ile özdeşleştiriyorum kafamda. “uçurtma“sının ucundan tutunca kendi dünyasını oluşturduğunu ve daha da güzeli, bizi oraya getirebildiğini gördüm. ses tonu ve müziğin ritmi beni hayatını merak etmeye itti ve birazcık araştırınca kesinlikle incelenmesi gereken şeyler buldum. zira mehmet güreli’miz yalnızca müzik icra etmekle kalmıyor; aynı zamanda yönetmen, yazar ve ressam. (yazar yazının bu kısmında “ve biz bu adamı tanımıyoruz” diye söylenir)

 

güreli ve sinema

filmlerin başlamak gerekirse güreli’nin 3 eseri var: vapurlar(1986), necdet mahfi ayral(belgesel/2003), istanbul’a yolculuk – dünya yazarlarının gözüyle(2006) ve gölge(2008).

kısaca bahsetmek gerekirse güreli ilk eseri olan vapurlar için yazdığı yazıyı “günün sonunda vapurlar sıkılmıştır. artık gecenin karanlığında uykuya dalmak için hazırdırlar. botlar…” diye bitiriyor. filme ulaşmak için kısa bir araştırma yaptım ve bulamadım. fakat “vapurlar/blues” adında bir albümü var ve ulaşmak mümkün görünüyor.

necdet mahfi ayral

necdet mahfi ayral

necdet mahfi ayral ise bir belgesel. mahfi ayral 150’ye yakın filmde oynamış bir tiyatro ve sinema sanatçısı ve bir galatasaray lisesi öğrencisi elbette. 1908 doğumlu sanatçı 2004 yılında hayata gözlerini yummuş. güreli ise filmlerinden ve anılarından kesitler ile bir belgesel oluşturmuş.

benim en çok ilgimi çeken ise istanbul’a yolculuk adlı eseri. zira bu eser istanbul’a gelen sanatçıların anıları üzerine çekilmiş. yani film tamamen eski ve anılar üzerine. günlüklere, fotoğraflara sıkça rastlanabilecek bir film. güreli aynen şöyle aktarıyor; “kameramız zaman zaman o günlerdeki sokaklardan görüntüler tarayacak, zaman zaman da bugünün sokaklarından, onların gözleriyle kentin büyüsünü yansıtmaya çalışacak. belgeler, satır aralarından çıkarılan notlar, başka yazarların tanıklıkları, gravürler de eski İstanbul’u bize yansıtacak, sisler içinde üsküdar’a giden bir kayıktan bize el sallayacak...”

en son filmi gölge 2008 yılında çekildi. sizi doğrudan fragmanla başbaşa bırakmadan önce bu filmin peyami safa’nın sema ve gölgesi adlı romanının uyarlaması olduğunu bilmenizi isterim.

 

alope’nin odası

phpThumb_generated_thumbnailkitabı okumadım. ama size bir öykü kitabı olduğunu, sel ve can yayınevlerinde kitaba rastladığımı söyleyebilirim. kitabın arkasında ise şu kelimeler dizili; “alope’nin giderek değişmekte olan yüz hatları, bekleyişin sesleriyle her gece sarsılıyordu. ve artık kendi şaşırtmaları, oyunları bile ona yetmiyordu. yorgun sabah gezintilerinde de aklı hep odasındaydı. yürürken, otururken, yatarken lambanın altındaydı. elleriyle yüzünü kapamış, bir utanç sayılmasa da ona benzer bir duygu içindeydi. nereye gitse kopuşunu yaşıyor, istemeden karanlığı bekliyordu.

paragrafın beni etkilediğini rahatlıkla söyleyebilirim. bazen birkaç saniyenin bile bir insanla evlenmek için yeterli olabileceğine inanırım. altını çizdiğim yerler ile kitabı tanımak size kalmış.

bir diğer kitabı da hayaller ve sokaklar. okuma imkanım olmadığı için onun da bir öykü kitabı olduğunu belirtmekten öteye geçemiyorum. lakin idefix’te şöyle geçiyor: “hayaller ve Sokaklar hayattan yansıyan, sanat ve felsefeyle harmanlanmış, aynı zamanda dünyaya pek çok yazarın, yönetmenin ve felsefecinin gözünden bakmayı sağlayan öyküler toplamı.

 

güreli ve müziği

mehmet güreli’nin 5 albümü var. hemen hemen her albümden bir iki parça dinledim. sigara içerken vücudunun hafiflediği ama başının dönmediği o muazzam anın sanatçısı diyebilirim güreli için. yazının buradan sonrasını mayısı dinleyerek okursanız yazarı memnun edersiniz efendim. odamda yolculuk, cihangir’de bir gece, vapurlar/blues, yağmur ve iplerin kopuşu… ortaçgil havasını sizin de alacağınızı düşünüyorum. yazının en güzel kısmı burası olmalıydı ama susmaktan başka bir şey gelmez elimden. zira “yeterince konuştu insanlar, artık susma vakti“nin müziği dinlediğim.

 

resim

imageHandler34 adet tablosu var güreli’nin. pek bana hitap eden çizimler olduğunu söyleyemem ama nihayetinde güzellik kavramı bana göre şekillenen bir şey değil. garip bir ressam olduğu konusunda hem fikir olabiliriz diye düşünüyorum. bir resim meraklısı olarak tabloları genel olarak incelemeden, bir tablo üzerinden kallavi bir yorum yapılabileceğine inanmıyorum güreli için. zira birbirini tamamlıyor gibiler. obje çiziminden ziyade kadın ve erkek çizmiş sadece. bazen arkaplan fazla garip olabiliyor. lafı fazla uzatmadan size tablolarını bulduğum siteyi vereyim, siz yorumlayın: mehmet güreli çizimleri

köşe yazıları

az daha unutuyordum. güreli bir taraf gazetesi yazarı! bu benim için mutluluk verici oldu. zira siyasetten ziyade sanatsal metinler yazıya döküyor. her perşembe günü gürelinin yazılarını taraf gazetesinde bulabilirsiniz. hap şeklinde, her haftanın perşembe günü güzel şeyler öğrenmek mutluluk verici olacaktır. insana samimiyet katacağından şüphem yok. bence yazımın kapanış kısmını da okuyarak güreli’nin yazılarını okumaya başlayın!

kapanış

şuan burayı okuyorsanız güreli’yi sevmişsiniz demektir. ben de sevdiğime göre artık tanımasanız da bir zevk ortağınız var. samimiyet çerçevesinde bu güzel bir duygu olsa gerek. sosyal medyayı çok kullanan bir insan olarak güreli’ye hiç rastlamamıştım. madem bu kadar sevdim, “başkalarının sevdiği şeylere bir sanatçı ekleyebilmek isterdim” deyip bu yazıya giriştim. umarım başarabilmişimdir.

yolunuzun samimiyet, saygı ve sevgi üzerinden geçmesi dileğiyle.

ferşat ö.

Reklamlar

eleştir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: