tanrı yengecin neresinde?

14 Ağustos 2014

Universe-art-the-universe-22238785-1920-1200

bugünümü sadece kendime ayırdım. ne kitap okudum, ne muhabbet ettim. yalnızca dünyanın karşısında durdum: bir deniz kenarında. “sadece oturup düşünmek, başka hiçbir şey yapmadan izlemek nasıl olur“u yaşamak istedim. oldukça ucuzdu. bir kayaya oturup tüm dünyayı arkada bırakıp düşünmek, sadece düşünmek istedim. zira her zaman daha fazlası olduğuna inanıyorum. denizde, havada, kuşlarda daha fazla şey var. güneş batıyor, deniz durulup kararıyor. her zaman farkında olmadığımız bir şeyler oluyor. karşıdaki küçük kayada saatlerce hareketsiz duran iki yengeç gibi. evet; bugün deniz kenarında tanrı’yı aradım…

havada süzülen kuşların, o kayada bekleyen iki yengecin, sallanan yaprakların, neredeyse fark edemeyeceğim kadar yavaş esip boynumu okşayan rüzgarın, sabah güneşin ve akşam yıldızların, ayın…

tanrının yalan söylemeyeceğini biliyorum. peki bana şah damarımdan nasıl yakın oluyor? düşündüm bugün. “göremediğim tanrıya inanmam” diyen kardeşlerimizin yanıldığını düşündüm bugün. zira daha önce tanrı’yı görmemiş insan, tanrı’yı görse de tanıyamaz. haliyle böyle bir şey çok mantıksız. çat diye sonsuzu görmek… ama ben gerçekten de bize şah damarımızdan yakın olduğunu söyleyen tanrı’yı görebileceğimize inanıyorum…

ben bu satırları yazıyorsam, bu satırlar benden izler taşıyorlar demektir. satırlarımı anlayamazsanız, beni de anlayamazsınız ve bu benim suçum değildir. zira anlamamak ve anlayıp doğru bulmamak başka şeyler…

düşünüyorum: tanrı sonsuzsa ve dünya sürekli genişleyen kainatın bir parçasıysa, buralarda bir yerde olmalı. bir ipucu… burada aklıma şu söz geliyor; “her yerde olan hiçbir yerde değildir.” gözlerimiz ayrıntılardan ziyade yüzeysel bir işleve kurban gitmiş olabilir mi bu güne kadar? mümkün…

düşüncem gitgide katmanlanıyor ve kendi esrarengiz yanımı dahi eşelemeyi seviyorum. kendimi olduğum gibi kabul etmem. zira içimde tanrı parçası, dışımda da tanrı’nın sanatı var. kendimi tanıdıkça tanrı’yı tanırım.

düşüncelerimi katmanlamayı ve farklı düşünceleri bağlamayı çok seviyorum. zira evrende her şey beraber, bir ahenk içinde döngü sağlıyorsa düşünceler de ahenk içinde dans etmelidir. tanrı bu kainatın neresinde olabilir?

sonsuz olan bir şeyi parçalara ayırıp onu bir kalıp halde aramak ne derece mantıklı? şüphesiz tanrı’yı tümdengelim yoluyla da tümevarım yoluyla da bulabiliriz. fakat anlam vermeye çalıştığımız konuya göre kullanacağımız yöntem değişecektir. tümevarım yoluyla insan kendini tanıyarak tanrıya ilk adımı atacaktır. tümdengelim yoluyla ise evren ve tanrı ilişkisini anlamlandırırız. benim derdim ise şu kayadaki iki yengeç ile. sonsuzu kurcalamam gerekiyor haliyle.

ben yeteneğim olmayan bir şeyi üstelik sahip olmadığım eşyalarla icra edebilir miyim? şüphesiz hayır. marangozluk bilmeden ve tahtam olmadan güzel bir dolap yapamam. bir şeyi yapmak için onun parçalarına sahip olmamız gerekir. haliyle, tanrı sonsuz olduğuna göre etrafımızda gördüğümüz her madde tanrı’nın mahiyetinde bulunmak zorundadır. her şeyi tanrı yarattığına göre ve her şey tanrı’nın mahiyetinde olduğuna göre aslında dünyaya bakınca tanrı’dan başkasını görmüyoruz. 1 trilyon lira, 1 trilyon tane 1 liradan oluşur. 1 liralar 1 trilyonun mahiyetindedir. tanrı sonsuzdur(sonsuz trilyon lira). fakat dünya değildir(bilim burada devreye giriyor. oku!) bir döngü içinde olmalıdır dünya. tanrı’nın döngüye ihtiyacı yoktur. dünya sonlu olduğu için bir döngüye ihtiyacı vardır zaten. beden gibi; sürekli nefes almak zorundayız. yengeç de dünyanın kusursuz döngüsünün bir parçasıdır öyleyse. yengeç tanrı’nın bir parçasıdır. fakat asla tanrı değildir. 

her şeyin şahitlik yapacağı gerçeği geliyor aklıma. her şey bizi izliyor öyleyse. yani bizdeki gibi olmayan bir canlılık ve tanrı parçası olma durumu söz konusu. kuşlar gibi. kuşlar bekçileridir öyleyse dünyanın. tanrı bizi gözlüyor kuşlarla. denizi balıklar, sokağı kediler ve köpekler koruyup izliyor. bir ihtiyacı olmayan tanrı yarattığı mahcup insanın ihtiyacını karşılayıp sonsuz bir döngüye ulaşması için bir elma olarak çıkıyor karşımıza. tanrı’nın parçaları böylece döngü içine girip sonsuzluğu yakalıyor. geceleyin ay ışığı koruyor ve izliyor dünyayı. sonbaharda tanrı yağıyor tanrıya. zira sonsuz olmak bunu gerektirir.

bu sonsuzluğu koruyabilmek ve gitgide güçlendirmek için ise bize bir yol çizdi tanrı. bir nevi kullanım kılavuzu diyebiliriz. bu sınırların dışına çıkıldığında, -ki yasaklar keyfi değildir, her birinin hikmeti vardır- dümdüz yoldan çıkarak patikaya giriyor ve hayatı zorlaştırıyor, taşıdığımız emanete zarar veriyoruz. hiç düşünmez misiniz?

benim yazdığımı anlamamanız sizin suçunuz. anlayıp yanlış olduğunu kanıtlarsanız yazdıklarım benim suçumdur. tanrı hiçbir zaman israil’in filistin’e saldırmasını istememiştir. bu, yanlış anlama veya anlamak istememe durumudur. duygulardan, genel olarak insani/dünyevi  özelliklerden münezzeh bir tanrı’nın bize yalan söylemek veya bizle dalga geçmek gibi bir niyeti olmayacağına göre onun dediklerini anlayamıyorsak sorun bizdedir. her şeyin anlaşılabileceğini kendi belirtir tanrı. yeter ki anlama, öğrenme aşkıyla yaklaş. ateizmi savunmak için delil arama niyetiyle açarsan kur’an’ı, anlamazsın. çünkü tanrı gözüne perde çekmiştir, kendisi söylüyor. tanrı’yı kibirle suçlamak onu insani görmek gibi bir mantık hatasına götürür bizi. 

doğayı kendi haline bıraktığımızda her şeyin gayet normal ve ahenk içinde işlediğini görüyoruz. bu döngüyü bozan insan ise hatayı kendinde aramalı ve tanrı’yı keşfetmeye çalışmalı, -hayvanlar gibi- doğal olan döngüsünü bulmalıdır. tanrı köpekte, denizde, kuşta, yengeçtedir. tanrı yemeğimizde ve bulutlardadır. tıpkı benim bu yazıda olduğum gibi.

kelimeler benim mahiyetimdendir…

IMAG1406

rize sahili by ferşat ö.

14 ağustos 14
20.02
rize merkez sahili
ferşat ö.

Reklamlar

2 Yanıt to “tanrı yengecin neresinde?”

  1. Sahile gidip “hiçbirşey düşünmeden sadece izlemek” geldi içimden

  2. Reblogged this on gunlerdenpazartesi and commented:
    Okuyunca bir deniz kenarında. “sadece oturup düşünmek, başka hiçbir şey yapmadan izlemek” geldi içimden

eleştir

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: