gece yarısını geçtim yine. einaudi’ye ayarladım playlisti. şuan hangi eserde bilmiyorum. çalsın, bir şeyler var olsun yeter.

sigarayı sanırım 1.5 pakete çıkardım. karton karton aldığım için ne kadar içtiğimi kestiremiyorum. deli gibi uyumak istiyorum. ayaklarım üşüyor. uyuyamıyorum…

sabahları bir güç havaya atıyor beni. yalnızlığın karakteri olmuş yatağım beni yere atıyor. “koş, acı çek, yaşa, anlat, bağır, kavga et, haykır, çalış, düş, daha çok düş, inadına kalk, anlat, anlat ve anlat”

yürürken duvar diplerini tercih ediyorum itilip kakılmış ruh halimden mütevellit.. Yazının devamını oku »

maxresdefaultbismillahirrahmanirrahim..

salat ve selam peygamberimizin; hamd alemlerin rabbi olan allah’ın üzerine olsun. bu yazıyı, cihadımızı, namazımızı, özetle tüm ibadetlerimizi başkalarının üzerine yıkmanın dünyadaki ve ahiretteki yansımaları üzerinde duracağım. dünyada islami değişimin ibadetlerimize yansımasını ve bu ibadetlerle dünyanın neresinde olmamız gerektiğini nedenleriyle tartışmamız gerektiğini düşünüyorum. Yazının devamını oku »

4322372-3x2-940x627

bismillahirrahmanirrahim.

salat ve selam peygamberimizin; hamd alemlerin rabbi olan allah’ın üzerine olsun. bu yazıyı içinde bulunduğumuz, daha doğrusu, bizi içine zorla sokan bu çağın biz müslümanlara karşı oluşturduğu problemleri ve çözümleri belirtilmek üzre yazıyorum. eleştirdiğim ve gerekliliğini belirttiğim tüm noktalarda ayet-i kerimelerden kaynak göstermeye özen göstereceğim. siz de tüm bu metni allah’ın bir halifesi olarak, peygamber örnekliğini göz önünde bulundurarak okursanız, hep birlikte sağlıklı sonuçlara çıkabileceğimizi umut ediyorum.

kardeşlerim… davamız islam davasıysa, önce islam’ın ne üzre, ne amaçla indiğini bilmeliyiz ki yolumuz sağlam olsun. bu noktada allah’ın ayetleri, peygamberlerin görevleri bize yardımcı olacaktır. velev ki tarihe baktığımızda ibrahim a.s ve musa a.s firavun tanrı-krallığına, isa a.s roma imparatorluğu ve din adamları sınıfına, muhammed s.a.v ise mekke oligarşisine karşı gelmiştir. özetle, tüm peygamberler egemen olan, halkı ezen sınıfa karşı allah’ın düzenini getirmiştir. Yazının devamını oku »

ailesiyle beraber bursa’ya yerleşen suriyeli piyano dehası tambi esed’i tanımayanımız kalmadı. peki, ülkemizde başka hangi suriyeli değerleri ağırladığımızı biliyor muydunuz?

lokman derki efsanesi

beşşar esed 2000 senesinde suriye’nin başına geçtiğinde “şam baharı”ndan dem vurduran bir hürriyet rüzgarı eser gibi olmuştu. ne yazık ki pek çabuk geçen o rüzgardan geriye, ed-dumari dergisinin raflarda çürüyen nüshalarından başka bir şey kalmadı.

ed-dumari, rejimi ti’ye alan ve bu sayede ilk sayısından itibaren satış rekorları kıran muhalif bir mizah dergisiydi. bu derginin karikatürlerini ali ferzat çiziyor, yazılarını (bütün yazılarını!) lokman derki yazıyordu. olağanüstü büyük bir etkisi vardı lokman derki’nin. öyle ki, dergiden ayrıldığında okuyucuların dörtte üçü de o’nunla beraber ayrıldı.

aslen kürt olan ve “kocaman bir arap-türk-kürt devleti hayal ediyorum” diyen lokman derki, iki senedir türkiye’de yaşıyor. şam’dan erbil’e hicret etmiş, ama sonra türkiye’yi tercih ederek izmir’e yerleşmiş. Yazının devamını oku »

charlie hebdo üzerine

20 Ocak 2015

geçtiğimiz günlerde onlarca kez yapmış olduğu gibi tekrar hz. muhammed’in karikatürünü çizen charlie hebdo dergisine(!) gerçekleştirilen saldırı sonrasında daha 1 gün dolmadan tüm dünya ayağa kalktı. neredeyse her ülkede “je suis charlie(ben charlie’yim)” pankartlarıyla on binlerce kişi yürüyüş yaptı. dünya genelinde(özellikle fransa’da) müslümanlara karşı saldırı ve islamofobi arttı. gazeteler, dergiler, televizyonlar, radyolar… özetle tüm sosyal medya charlie hebdo’yu konuştu. yaklaşık 10 kişinin ölümü tüm dünyanın gözünü fransa’ya çekmeye yetti. çünkü orası fransa’ydı ve mevzu islam’dı.

üzerine binlerce şey yazıldı, çizildi. “gerçek islam bu değil” diyenler ve “islam terör dinidir” diyenlerin hengamesinde, bize bu acziyeti izlemek düştü. çünkü “gerçek islam bu değil” demek gerçek islam’ın yaşanmadığını, “islam terör dinidir” demek de islam’ın ne olduğunun bilinmediğini gösteriyordu.

ben bugün konunun islam’a uygun olup olmayışından ziyade, elime geçen birkaç dökümanı sizlerle paylaşarak genel çerçeveyi buraya aktarmak istiyorum.

charlie hebdo’yu kutsallaştırmak

1991’den bu yana harvard üniversitesi avrupa çalışmaları merkezi üyesi, yazar ve çevirmen olan arthur goldhammer “charlie hebdo’yu kutsallaştırmak” adlı bir yazı yazdı.

yazısında charlie hebdo için “her hâlükârda, saldırıya yol açan şeyin derginin yayınladığı pek çok hicivli karikatürden biri olduğu kesin; zira charlie hebdo’nun işi, sağcı, solcu, protestan, katolik, müslüman, yahudi, kadın, erkek, batılı, batı dışı herkesi rencide etmekti.” cümlelerini kullanan goldhammer, “charlie hebdo, aslında kutsalların altını oymanın peşindeydi.” diyerek derginin genel felsefesini ortaya koydu. zira charlie hebdo dergisinde hz. muhammed’in, hz. meryem’in, hz. isa’nın çokça müstehçen karikatürü yapılmıştı.

charlie’nin hicvi zaten esas itibarıyla zevksiz ve müstehcen olmak, görgü kurallarını hiçe saymak, mesajını iflah olmaz, yola gelmez bir üslupla vererek başka hiçbir yerde yayınlanma imkânı bırakmamak üzerine kuruluydu.

tüm bunlara karşın yapılanın bir terör eylemi olduğunu asla inkar etmeyen goldhammer, charlie hebdo’nun değil, barışın kutsallaştırılması gerektiği görüşünde..

bahsi geçen yazı: http://www.aljazeera.com.tr/gorus/charlie-hebdoyu-kutsallastirmak Yazının devamını oku »