mehmetgureli

bugün “istanbullu” diyebileceğim bir insan tanıdım. adam demeye dilim varmıyor. zira böyle dolu kişiler cinsiyetsizdir gözümde. onu erkekliğe sıkıştırmak istemem. 1949 yılında doğarak dünyanın tam dolunacak çağına denk gelmiştir bence. eğitim hayatı gösterişli geçen mehmet güreli, onu tanıdığım gün yazımın konusu olacak. bu yazıda size bir biyografik metin sunmaya niyetim yok. gayet, hep beraber tanışacağız mehmet güreli’yle.

bugün rutin internet gezintimi yaparken “kimse bilmez” adlı şarkısı karşıma çıktı, keşfetme niyetiyle açtım. daha ilk saniyelerde etkilendiğim için peşini bırakmak istemedim ve itiraf etmem gerekirse kendisini bülent ortaçgil ile özdeşleştiriyorum kafamda. “uçurtma“sının ucundan tutunca kendi dünyasını oluşturduğunu ve daha da güzeli, bizi oraya getirebildiğini gördüm. ses tonu ve müziğin ritmi beni hayatını merak etmeye itti ve birazcık araştırınca kesinlikle incelenmesi gereken şeyler buldum. zira mehmet güreli’miz yalnızca müzik icra etmekle kalmıyor; aynı zamanda yönetmen, yazar ve ressam. (yazar yazının bu kısmında “ve biz bu adamı tanımıyoruz” diye söylenir) Yazının devamını oku »

Reklamlar

Masumiyet

01 Mart 2013

Masumiyet, 1997 yılı yapımı bir Zeki Demirkubuz filmi.

Güçlü bir hayat kadını olan Uğur (Derya Alabora), hayat kadınına saplantılı bir adam olan Bekir (Haluk Bilginer) ve hapisten yeni çıkmış amaçsız biri olan Yusuf (Güven Kıraç) ve annesinin hamileyken yediği dayaktan dolayı sağır ve dilsiz doğan Çilem (Melis Tuna) etrafında gelişen sıradan olaylar…

Filmdeki “kır sahnesi” en öne çıkan sahnedir. 2006 yılı itibariyle yönetmen Zeki Demirkubuz, Masumiyet`in başlangıcı sayılabilecek Kader’i çekmiştir. Kader filminde Uğur ve Bekir’in gençliklerinde yaşadıkları, nasıl tanıştıkları anlatılmaktadır. Masumiyet’te Uğur’un aşık olduğu adam olan Zagor’u da (Ozan Bilen) ilkkez Kader filminde görürüz.

bscap0113

Sahneleri kaydetmek 40. dakikadan sonra aklıma geldi. Tam olarak “kır sahnesi”ne denk geliyor bu da. Üstteki kareyi ve alttaki 3 kareyi “kır sahnesi”nden aldım. Dostoyevski romanı okur gibi konuşuyordu Haluk Bilginer. Bu film hakkında pek yorum yapmak istemiyorum, izledikten sonra biraz içinizi bulandıran bir film ve filmi az önce bitirdim. Boşluk hissini fazlasıyla duyuyorum. Sevdiğim kareleri kaydettim; sadece bunları paylaşmakla yetineceğim bu filmlik. Yazının devamını oku »

Sacrificebritish1

Kurban (İsveççe: Offret, İngilizce: The Sacrifice) bir 1986 filmi. Bu, onu tamamladıktan sonra ölen Andrei Tarkovsky’nin son filmi oldu.

Özet

Film, yaşlı bir gazeteci, tiyatro ve edebiyat eleştirmeni, üniversitede estetik öğretmeni ve eski bir aktör olan Alexander’in doğum günüyle başlar. Aktör karısı(Adelaide), genç kızı(Marta) ve “sessiz” küçük oğlu “Küçük Adam” ile birlikte güzel bir evde yaşar. Alexander ve Küçük Adam bir ağaç dikerken  postane için part-time çalışan Alexander’in arkadaşı Otto, ona bir doğum günü kartı verir (“Nice mutlu yıllara”). Görüşmesinde, Alexander tanrı ile ilişkisi olmadığını(özetle ateist olduğunu) ortaya koyar. Otto çıktıktan sonra, bir tıp doktoru ve bir aile dostu, Adelaide ve Victor,  mekana gelir ve Victor’un arabasıyla Alexander ve Küçük Adam’ı eve götürmeyi teklif eder. Ancak, Alexander kalıp Küçük Adam ile sohbet etmeyi tercih eder. O monologunda, Alexander, Adelaide ile böyle uzak bir bölgede bu güzel evi kazara nasıl bulduklarını, ilk görüşte eve ve çevreye nasıl aşık olduklarını anlatır. Yazının devamını oku »

İz Sürücü(Stalker)

25 Ocak 2013

İz Sürücü (Rusça: Сталкер) Andrei Tarkovsky`nin 1979 tarihli filmi. Film üç adamın (yazar, bilim adamı ve iz sürücü) Bölge`ye (Zone) yolculuğunu ve Bölge`de yaşadıklarını anlatır. Bölge`ye girmek yasaktır, çünkü Bölge insanın girdiği zaman en içteki dileğini gerçekleştirdiğine inanılan bir odaya sahiptir. Filmin başrol oyuncuları; iz sürücü rolünde Alexander Kaidonovsky, yazar rolünde Anatoly Solonitsyn ve profesör rolünde Nikolai Grinko`dur.Alice Friendlich`de İz Sürücü`nün karısı rolündedir.

Film, Boris ve Arkady Strugatsky kardeşlerinYol Kenarında Piknik adlı kısa romanının (Rusça:Пикник на обочине) birebir olmayan bir uyarlamasıdır. Romanda, Bölge bilime karşı gelen birçok garip yapıdan ve döngüden oluşur. Romanla film tam anlamıyla aynı olmasa da karakterler ve yaşadıklarına tepkileri benzerdir.(wikipedia) Yazının devamını oku »