mehmetgureli

bugün “istanbullu” diyebileceğim bir insan tanıdım. adam demeye dilim varmıyor. zira böyle dolu kişiler cinsiyetsizdir gözümde. onu erkekliğe sıkıştırmak istemem. 1949 yılında doğarak dünyanın tam dolunacak çağına denk gelmiştir bence. eğitim hayatı gösterişli geçen mehmet güreli, onu tanıdığım gün yazımın konusu olacak. bu yazıda size bir biyografik metin sunmaya niyetim yok. gayet, hep beraber tanışacağız mehmet güreli’yle.

bugün rutin internet gezintimi yaparken “kimse bilmez” adlı şarkısı karşıma çıktı, keşfetme niyetiyle açtım. daha ilk saniyelerde etkilendiğim için peşini bırakmak istemedim ve itiraf etmem gerekirse kendisini bülent ortaçgil ile özdeşleştiriyorum kafamda. “uçurtma“sının ucundan tutunca kendi dünyasını oluşturduğunu ve daha da güzeli, bizi oraya getirebildiğini gördüm. ses tonu ve müziğin ritmi beni hayatını merak etmeye itti ve birazcık araştırınca kesinlikle incelenmesi gereken şeyler buldum. zira mehmet güreli’miz yalnızca müzik icra etmekle kalmıyor; aynı zamanda yönetmen, yazar ve ressam. (yazar yazının bu kısmında “ve biz bu adamı tanımıyoruz” diye söylenir) Yazının devamını oku »

mukemmellige giden yol

mükemmelliğe giden yol, tatil için geldiğim, memleketim rize’de bir kitapçıda gezerken şans eseri bulduğum bir kitap. ismi ve yayınevi(dergâh yayınları) içine bakmamı sağlamıştı ve içinde hap tavsiyeler gördüm, oldukça ilgimi çekti. tam 84 sayfa olan bu kitabı irdeleyerek okumam 2 saatimi aldı ama okuduğum kitapların bulunduğu rafa koymaya gönlüm razı olmadı. çünkü tavsiye bu, insanın her an ihtiyacı olabiliyor. özetle tam masanın kenarında duracak, arada açıp bir iki cümle okunacak bir kitap. üstelik oldukça ucuz. ben biraz indirimle 4-5 tl’ye almıştım. şimdi kitabın genel özelliklerine bakalım. Yazının devamını oku »